İzmir'de özel hastane, estetik sonrası ölen kızın belgelerini Adli Tıp'a vermedi
İzmir'de özel bir hastanede burun estetiği sonrası hayatını kaybeden 23 yaşındaki Hatice Öncü'nün otopsi raporunda, hastanenin ameliyat notlarını ve epikriz raporunu Adli Tıp'ın talebine rağmen aylarca göndermediği belirlendi. Dosya, nihai karar için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
İzmir'de özel hastane, estetik sonrası ölen kızın belgelerini Adli Tıp'a vermedi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
İzmir'de özel bir hastanede burun estetiği sonrası hayatını kaybeden 23 yaşındaki Hatice Öncü'nün otopsi raporunda, hastanenin ameliyat notlarını ve epikriz raporunu Adli Tıp'ın talebine rağmen aylarca göndermediği belirlendi. Dosya, nihai karar için Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
İzmir'de özel bir hastanede geçirdiği burun estetiği ameliyatı sonrası fenalaşarak hayatını kaybeden 23 yaşındaki Hatice Öncü'nün otopsi raporuyla ilgili yeni bir detay ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumunun resmi taleplerine rağmen ilgili özel hastanenin ameliyat notları ve epikriz raporunu aylarca teslim etmediği belirlenirken, kızının mezarı başında adalet arayan acılı baba duruma, "Devlete meydan okur gibi belge saklıyorlar" sözleriyle tepki gösterdi.
İzmir'de Özel Metropol Hastanesi'nde geçirdiği estetik burun ameliyatı sonrasında gelişen komplikasyonlar nedeniyle sevk edildiği İzmir Şehir Hastanesi'nde hayatını kaybeden 23 yaşındaki Hatice Öncü'nün otopsi ve adli tıp inceleme raporu tamamlandı. Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda en dikkat çeken husus, ameliyatın yapıldığı özel hastanenin soruşturmayı yürüten makamların ve Adli Tıp'ın resmi talebine rağmen operasyon notlarını ve epikriz raporunu aylarca kuruma ulaştırmaması oldu. Ailenin şikayeti üzerine İzmir Morg İhtisas Dairesi, dosyanın nihai karar için İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'na gönderilmesini kararlaştırdı.
İzmir Grup Başkanlığı'nın 30 Nisan 2026 tarihli resmi yazısıyla ameliyat ve tedavi detaylarının istendiğinin hatırlatıldığı raporda şu ifadeler yer aldı:
"Özel hastanede uygulanan ameliyatın ve tedavinin ayrıntılarını belirten, ameliyat notunu içeren epikriz raporu incelenmek üzere istenmiş olmakla birlikte, otopsi raporunun düzenlendiği tarihe dek tarafımıza gönderilen herhangi bir belge bulunmadığından, otopsi raporumuz mevcut tıbbi belgeler ve otopsiden elde edilen tespitler göz önüne alınarak düzenlenmiştir."
"Hastane yetersizse, o ameliyatı yapmayacaktınız"
Kızının vefatının üzerinden 6 ay geçmesine rağmen raporun tamamlanamamasına ve hastanenin tutumuna isyan eden baba İbrahim Öncü:
"Ölümünden 6 ay geçti. Daha hala Adli Tıp raporu tamamlanmadı. Epikriziyle ameliyathanedeki monitör kayıtlarını Adli Tıp'a vermediklerinden dolayı süreç İstanbul'daki Adli Tıp'a gitti. Orada da şu an soruşturma başladı. Sağlık Bakanlığı'na süreçle ilgili tekrar ifade verdim. Benim bir baba olarak, kızıma ne oldu o Metropol Hastanesi'nde? Neyi eksikti? Ne cihaz eksikti de benim kızımın akciğerinde ve beyninde ödem oluştu? Ne yetersizdi de küçücük bir operasyonda kızım öldü? Hiç kimse güvenip de kendi parasıyla bir doktorun masasında, özel bir hastanede canını teslim edip yatmayacak mı? Hastanede donanım sağlıklı değilse o ameliyatı yapmayacaksınız. Milletin canını yakmayacaksınız. Benim canım yandı, benim kızım yandı; başkasının canı yanmasın" diye konuştu.
"Devlete meydan okur gibi belge saklıyorlar"
Hastanenin süreci bilerek geciktirdiğini söyleyen İbrahim Öncü, "Kızımın sağlık durumu çok iyiydi, ilk defa ameliyat oldu. Zaten Adli Tıp raporundaki değerlerine baktığımızda ameliyata engel hiçbir durumu yoktu. Sadece akciğerinde ve beyninde ödem oluştuğunu gösteriyor. Buradaki Adli Tıp raporumuz eksik kalıyor. 'Hastane bu iki belgeyi neden vermiyor?' diye savcılığa tekrar dilekçe yazdım. Metropol Hastanesi ne bir başsağlığı diledi, ne de aradı. Şunu düşünüyorum: Hastane benim epikrizimle ameliyathanedeki monitör kayıtlarını Adli Tıp'a ve İstanbul'a niye göndermiyor? İzmir'deki Adli Tıp raporuna ve Sağlık Bakanlığı'na vermediler. Devlete meydan okur gibi belgeleri saklıyorlar, vermiyorlar. Benim Adli Tıp raporum eksik kalıyor, kızımın ölüm sebebi tamamlanmıyor. Yoğun psikiyatrik tedavi görüyorum, ilaç kullanıyorum. Bu süreç beni çok yordu. 'Kızım neden öldü?' diyorum, dosyaya eksik belge ve çözülemeyen monitör sunuyorlar" dedi.
Avukat Ayşe Gizem Tan: "Süreç kasten uzatılmaya çalışılıyor"
Ailenin avukatı Ayşe Gizem Tan ise hastanenin sorumluluktan kaçmaya çalıştığını belirterek şöyle konuştu:
"Adli Tıp raporunda hastane tarafından sunulmayan epikriz notları ve ameliyat görüntülerinin tamamlanması için Adli Tıp tarafından bir süre tanındı. Bu süre tabii ki karşı tarafça bu eksikliklerin tamamlanması yönündeydi; fakat belli oluyor ki bu eksiklikler bilinçli olarak oluşturulmakta ve süreç uzatılmaya çalışılmakta. Fakat bu durum haklılığı geciktiremeyeceği gibi ihmallerin de üstünü kapatamayacaktır. Biz gerekenin ivedilikle yapılmasını, eksikliklerin tamamlanarak Yüksek Sağlık Kurulu tarafından incelemelerin bitirilmesini ve bu vahşete sebebiyet verenlerin gerekli cezaları alması yönünde elimizden gelen her şeyi yapacağız. Umarım en kısa sürede neticelenir."
Eksik belgelerin soruşturma dosyasına girmesinin ardından anestezi ve ameliyat sürecinde tıbbi kusur, ihmal veya gecikme bulunup bulunmadığı İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun vereceği nihai kararla kesinleşecek.
Kaynak: Haberler