İçeriğe geç
  • Dolar 49,1834 ▲ %0,08
  • Euro 55,1922 ▼ %0,01
  • Sterlin 65,0373 ▲ %0,12
  • Gram Altın 6.509,02 ▼ %0,50
  • Çeyrek Altın 10.740,95 • %0,00
  • Gümüş 95,53 ▼ %1,04
  • Bitcoin 4.200.056 ▼ %0,50
  • BIST 100 12.443,92 ▲ %1,42

Sağlık

Meme kanseri yaşı 20'lere indi

Meme kanseri son yıllarda genç kadınlarda görülmeye başladı. Uluslararası veriler; meme kanseri görülme sıklığının özellikle 50 yaş altındaki kadınlarda yükseldiğini, hastalığın 20'li ve 30'lu yaşlarda... Devamı için tıklayınız

'1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı' kapsamında genç yaşlarda meme kanseri, erken tanı, kişiye özel tarama ve güncel tedavi yaklaşımları hakkında özel bir hastanenin Kanser Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, önemli bilgiler verdi.

'YAŞIM GENÇ' DEYİP ERTELEMEYİN

Prof. Dr. Özdoğan, "Meme kanserinin görülme sıklığı yaşla birlikte artsa da hastalık yalnızca ileri yaşların sorunu değildir. Son yıllarda özellikle 50 yaş altındaki kadınlarda meme kanseri tanılarında artış eğilimi görülmektedir. Buradaki en önemli mesaj; 20'li ve 30'lu yaşlardaki kadınların da memelerinde fark ettikleri yeni bir değişikliği 'yaşım genç' diyerek ertelememeleridir" dedi.

BELİRTİLERE DİKKAT!

Meme kanserinde farkındalığın yalnızca belirli bir yaşa gelindiğinde tarama yaptırmak anlamına gelmediğinin altını çizen Prof. Dr. Özdoğan, "Kadının kendi memesindeki normal görünümü ve yapıyı bilmesi, yeni gelişen değişiklikleri fark etmesi ve şüpheli bir durumda gecikmeden hekime başvurması çok önemli. Meme kanserinde yaş ne olursa olsun, şüpheli bir bulgunun zamanında değerlendirilmesi erken tanı ve tedavi seçenekleri açısından önemli avantaj sağlayabilir" dedi.

BU DEĞİŞİKLİKLERİ ÖNEMSEYİN

Prof. Dr. Özdoğan, memedeki şu değişikliklere dikkat edilmesini istedi: "Her yaşta memede veya koltuk altında ele gelen yeni bir kitle, meme başından özellikle kanlı akıntı gelmesi, meme cildinde çekilme veya çökme, meme başında içe dönme ve tek memede kalıcı şekil ya da görünüm değişikliği. Bu belirtilerin görülmesi mutlaka kanser anlamına gelmez; ancak kontrol edilmeden beklenmesi doğru değildir. Özellikle genç kadınlarda meme dokusunun daha yoğun olması nedeniyle değerlendirme sırasında mamografinin yanı sıra ultrason gibi farklı görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabilir."

AİLEDE VARSA ERKEN TARAMA ŞART

Türkiye'de meme kanseri taramasının, ortalama risk grubundaki kadınlarda 40 yaşından itibaren uygulandığını söyleyen Prof. Dr. Özdoğan, "Ancak ailesinde genç yaşta meme veya yumurtalık kanseri bulunan, BRCA1 veya BRCA2 gibi genetik değişiklik taşıyan ya da farklı nedenlerle yüksek risk grubunda değerlendirilen kadınlarda tarama programı daha erken başlayabilir. Bu kişilerde takip yaşı ve kullanılacak görüntüleme yöntemi risk durumuna göre belirlenmelidir" dedi.

TEDAVİ TÜMÖRÜN ÖZELLİKLERİNE GÖRE PLANLANIYOR

Tümörün hormon reseptörleri, HER2 durumu ile genetik ve moleküler özelliklerinin tedavinin belirlenmesinde önemli rol oynadığını söyleyen Prof. Dr. Özdoğan, şöyle dedi: "Son yıllarda hedefe yönelik tedaviler, antikor-ilaç tedavileri ve tümörün biyolojik özelliklerini değerlendirmeye yönelik moleküler yöntemlerde önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Buradaki amaç her hastaya daha fazla tedavi vermek değil; doğru hastaya, doğru zamanda ve uygun tedaviyi uygulamaktır. Özellikle genç hastalarda tedavi planlanırken kanserin kontrol altına alınmasının yanı sıra doğurganlığın korunması, gebelik planı, kemik ve kalp sağlığı ile uzun dönem yaşam kalitesinin de dikkate alınması önem taşımaktadır. Yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri de mamografide şüpheli alanların değerlendirilmesine yardımcı olurken, tümörün genetik ve moleküler özelliklerinin incelenmesi tedavi seçiminde yol gösterici olabilmektedir."

Kaynak: Sabah

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…