İçeriğe geç
  • Dolar 49,1910 ▲ %0,07
  • Euro 55,2482 ▲ %0,08
  • Sterlin 65,0757 ▲ %0,18
  • Gram Altın 6.529,18 ▼ %0,19
  • Çeyrek Altın 10.740,95 • %0,00
  • Gümüş 96,08 ▼ %0,47
  • Bitcoin 4.205.236 ▼ %0,83
  • BIST 100 12.443,92 ▲ %1,42

Sağlık

Kamuda psikiyatriste erişim zor: Ruh sağlığında fatura hastaya

Ruh sağlığı hizmetlerine ihtiyaç artarken kamuda psikiyatrist ve sağlık çalışanı eksikliği, randevu ve yatak kapasitesi sorunları sürüyor. Psikiyatristler ''Kamusal ruh sağlığı hizmeti güçlendirilmeli" dedi.

Ruh sağlığı hizmetlerine duyulan ihtiyaç artarken kamudaki kapasite yetersiz kalıyor. Psikiyatri randevusu bulmakta zorlanan yurttaşlar, yoğun poliklinikler ve kısa muayene süreleriyle karşı karşıya. Psikiyatrist sayısının yanı sıra psikolog, psikiyatri hemşiresi ve sosyal hizmet uzmanı eksikliği de ruh sağlığı hizmetlerinin niteliğini etkiliyor. Hastalar kamuda tedaviye erişimde zorluk yaşıyor. 

Bir yandan bu sorunlar sürerken kamuya ait sağlık taşınmazlarının özelleştirme kapsamına alınması da tartışmaları büyüyor. 43 ildeki 126 sağlık alanı veya tesisinin özelleştirme kapsamına alınması, kamusal sağlık hizmetlerinin geleceğine ilişkin kaygıları artırdı.  Sağlık Bakanlığı aktif olarak sağlık hizmeti sunan hastanelerin satılmayacağını açıklasa da listelerde sağlık hizmeti verilen ya da geçmişte sağlık hizmeti sunulan çok sayıda taşınmazın bulunması dikkat çekti.

İHTİYACIN ALTINDA

Bakanlık verilerine göre Türkiye'de 100 bin kişiye yaklaşık 9 psikiyatri uzmanı düşüyor. Bu sayı İsviçre'de 53, Almanya'da 29, Yunanistan'da 26. Türkiye, 100 bin kişiye düşen psikiyatrist sayısında OECD ülkeleri arasında sondan üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye'nin altında Kolombiya ve Meksika bulunuyor. Ülkede Sağlık Bakanlığı'na bağlı 188 Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve ruh sağlığı alanında uzmanlaşmış 9 hastane bulunuyor. Ancak mevcut kapasite artan ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor. Kamuda ruh sağlığı hizmetlerine erişimde en önemli sorunlardan biri randevu. Yoğunluk nedeniyle yurttaşlar uzun süre randevu beklerken bazı hastalar 182 ve MHRS üzerinden defalarca başvurmalarına karşın uygun randevu bulamıyor. Şikâyetvar'da sorununu dile getiren bir hasta yakını, Kırıkkale'de çocuk psikiyatrisi randevusu almak için 182'yi yaklaşık 50 kez aradığını belirtti. Hasta yakını, "Çocuğum için acil olarak çocuk psikiyatri randevusuna ihtiyacım var. 182 sistemindeki bu sorun nedeniyle haftalardır randevu alamıyorum" ifadelerini kullandı. Bir başka yurttaş da yaklaşık bir aydır psikiyatri randevusu alamadığını, MHRS'de sürekli "uygun randevu bulunamadı" uyarısıyla karşılaştığını aktardı. Kamuda randevu bulamayan yurttaşların önündeki seçeneklerden biri özel sağlık kuruluşları. Ancak özel psikiyatri hizmetlerinin ücretleri de geniş bir kesim için ulaşılabilir olmaktan çıkıyor. Bazı özel muayenelerde psikiyatri seanslarının ücretleri 5 bin ila 15 bin liraya kadar çıkabiliyor.

YATAK BULMAK DA ZOR

Türkiye Psikiyatri Derneği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, ruh sağlığı hizmetlerine olan gereksinimin ve psikiyatri başvurularının arttığını, buna karşılık kamudaki hizmet kapasitesinin bu ihtiyacı karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Sorunun yalnızca psikiyatrist sayısına indirgenemeyeceğini belirten Ünal, ruh sağlığı hizmetlerinin bütüncül bir ekip anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguladı. Ünal, "Türkiye'de temel sorun, artan ruh sağlığı gereksinimine karşılık yeterli insan gücü, yeterli zaman ve sürekliliği olan, basamaklandırılmış ve toplum temelli bir ruh sağlığı sisteminin henüz istenilen düzeyde kurulamamış olmasıdır" dedi. Psikiyatristlerin yanı sıra çocuk ve ergen psikiyatristleri, klinik psikologlar, psikologlar, psikiyatri hemşireleri, sosyal hizmet uzmanları ve rehabilitasyon alanında çalışan diğer meslek gruplarına da ihtiyaç olduğunu belirten Ünal, ekiplerin hem sayısının hem de ülke genelindeki dağılımının yeterli olması gerektiğini söyledi. Ünal, büyük şehirlerle küçük kentler arasında ve aynı kentte farklı sağlık kurumları arasında hizmete erişim açısından önemli farklılıklar bulunduğunu da söyledi. Ünal, hastaneye yatış ve taburculuk sonrası hizmetlerde de kapasite sorunları yaşandığını anımsatarak, özellikle akut dönemde hastaneye yatırılması gereken ağır ruhsal bozukluğu olan hastalar için uygun psikiyatri yatağı bulmanın zaman zaman ciddi bir güçlük haline gelebildiğini söyledi. Hastaların taburculuk sonrasında da toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerine ve psikososyal rehabilitasyon olanaklarına erişebilmesi gerektiğini belirten Ünal, ruh sağlığı hizmetlerinin yalnızca hastane ve polikliniklerden ibaret olmadığını vurguladı. İnsan gücü yetersizliği ve yoğun hasta yükünün hekimlerin hastalara ayırabildiği süreyi de kısıtladığını belirten Ünal, bunun ruh sağlığı hizmetlerinin niteliğini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. ''Psikiyatrik değerlendirme zaman gerektirir'' diyen Ünal, ''Hekimlerin zaman, performans ve idari baskılar altında çok kısa sürede hasta değerlendirmek zorunda kalması eksik ya da hatalı tanı, yetersiz tedavi ve tedavinin reçete merkezli hale gelmesi riskini artırıyor'' diye konuştu. Düzenli takip ve terapötik ilişkinin kurulmasının da güçleştiğini belirten Ünal, ''Randevuya ulaşmak, nitelikli ruh sağlığı hizmetine ulaşmakla aynı şey değildir. Amaç yalnızca daha fazla hastaya randevu vermek değil, her hastaya gereksinimi kadar zaman ayrılan, nitelikli ve sürekliliği olan bir hizmet sunmak olmalıdır" dedi.

Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal

∗∗∗

'YASAL DÜZENLEME HAZIRLANMALIDIR'

YENİ Parti Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, özelleştirme kapsamına alınan yerler arasında Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin de bulunduğunu anımsattı. Pala, hastanenin 1923 yılında kurulduğunu ve Türkiye'nin ruh sağlığı alanındaki en önemli tarihi kurumlarından biri olduğunu, 400 yataklı hastanenin büyük ölçüde dolu olduğunu ve Elazığ'ın yanı sıra çevredeki 15'in üzerinde ile hizmet verdiğini belirtti. Özelleştirme kapsamından çıkarıldığı belirtilen 110 taşınmaza ilişkin kararın ise henüz Resmî Gazete'de yayımlanmadığına dikkat çeken Pala, bu nedenle söz konusu yerlerin özelleştirme kapsamından çıkarıldığının henüz kesinleşmediğini söyledi. Pala, ruh sağlığı hizmetlerine kamuda erişimin zaten güç olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Zaten erişimde ciddi bir sorun varken bir de bunları özelleştirme kapsamına almak kabul edilebilecek bir durum değil. Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin de ülke genelinde artırılması gerekir. Ruh sağlığı alanındaki en önemli eksikliklerden biri Toplum Ruh Sağlığı Yasası. Meslek örgütleri, bilim insanları ve alanda çalışanlarla birlikte yeni bir yasal düzenleme hazırlanmalı.''

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…