İçeriğe geç
  • Dolar 49,1661 ▲ %0,07
  • Euro 55,0786 ▼ %0,44
  • Sterlin 65,0077 ▲ %0,21
  • Gram Altın 6.554,75 ▲ %0,18
  • Çeyrek Altın 10.761,81 • %0,00
  • Gümüş 96,95 ▲ %1,63
  • Bitcoin 4.219.425 ▲ %1,15
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

gundem

Sanat eğitimi okulların vazgeçilmezi olmalı

Gamze GÖKÇEN

Sanat eğitimi çocukların kişisel gelişiminde olumlu etkisi olan alanlardan biri. Çocuğun gelişim sürecinde, sanat bir ifade aracı. Sanat çocuğun özgüvenini artıran ve empati kurmasını sağlayan bir alan. Sanat eğitiminin amacına ulaşabilmesi ve faydalı olabilmesi için bazı faktörlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Liyakatli sanat eğitimi için eğitim kurumlarında (okul) sanat eğitiminin gerekli olduğunu savunan vizyoner, yönetimsel bakış açısı, yeniliğe açık bir müfredat oluşmalı. Albert Einstein, “Hayal gücü bilgiden daha önemli” demiş ancak Türkiye’de eğitim denildi mi ilk akla gelen fen bilimleri. İyi bir bilim insanı olabilmek için de yine sanata ihtiyaç var.

SANAT EĞİTİMİNİN GELİŞİME KATKISI

Yaratıcı süreç olan sanat eğitimi, çocuğun kendini güvende hissettiği bir alan oluşturabilir. Çocukların bu süreçte üreten, seçen, beğenen ve kendini güvenir şekilde ifade etmesi beklenir.

Sanat eğitimi çocukların sadece beş duyusunu geliştirmiyor. Genelde insanın beş duyusu olduğu bilinir. Ancak Oxford Üniversitesi Çapraz Modal Araştırma Laboratuvarı'ndan nörobilimci Profesör Charles Spence'in yaptığı araştırmalar, insanların klasik 5 duyudan (görme, işitme, dokunma, tat, koku) çok daha fazlasına sahip olduğunu ortaya koydu. Spence’e göre insanda duyu sayısı 22 - 33 arasında değişiyor. Bunlardan bir kısmı beden farkındalığı, denge, içsel duyu, yaşam duygusu, hareket algısı, kas algısı, düşünce duygusu, benlik duygusu, konuşma yeteneği, duyusal işitme… Sanat dallarının bu saydığımız duyuların birçoğuna olumlu etkisi var.

OKULLARDA GERİ PLANDA

Birçok ülkedeki eğitim sistemindeki büyük sorunlardan biri yaratıcı alanların yabancı dil ve fen bilimlerine göre geri planda tutulması. Sanat eğitimi özellikle Türkiye gibi az gelişmiş bir toplumda en son sırada yer alır. Devlete bağlı ilkokullarda resim, drama gibi alanlar zorunlu olması gerekirken, veliler ve okulların idari kadrosunun kararına göre etüt dersi adı altında açılıyor. Veli veya okul idaresi istemezse açılmıyor. Yaratıcılık süreci ilkokul çağından başlar, bir çocuk ne kadar yaratıcı olursa, bu diğer matematik, sosyal bilimler gibi alanlara da yansır, çünkü sorgulamayı öğrenmeye başladığı için konulara geniş yelpazeden bakmayı öğrenir. Çocuğun derslerdeki motivasyonunu artırmak için ve sosyal gelişiminin iyi olabilmesi için ilkokullarda sanat eğitimi zorunlu hale getirilmeli.

Sanat eğitiminin çocuğun daha sakin ve şiddetten uzak olmasını sağlayan etkileri de var. Son yıllarda Türkiye’de akran zorbalığı, okullarda şiddet olayları ciddi oranda artış gösteriyor. Bu şiddet olaylarını engellemenin yollarından biri çocuğu ruhsal ve sosyal yönden geliştirmek. Bunları en iyi gerçekleştiren ise sanat eğitimi.

Kaynak: Birgun

Sıradaki haber yükleniyor…