İçeriğe geç
  • Dolar 49,1641 ▲ %0,07
  • Euro 55,0794 ▼ %0,45
  • Sterlin 65,0170 ▲ %0,23
  • Gram Altın 6.557,27 ▲ %0,22
  • Çeyrek Altın 10.761,81 • %0,00
  • Gümüş 96,98 ▲ %1,66
  • Bitcoin 4.227.544 ▲ %1,30
  • BIST 100 12.270,18 ▲ %0,17

politika

Uç beyliğinden cepheye iktidar jeopolitik satıyor

Gelecek haftaki NATO Zirvesi öncesi Ankara’ya gelen Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, Türkiye’nin güvenlik, göç ve enerji konularında kilit olduğunu, NATO'nun “Doğu Kanadı”nı korumaya da önemli katkı sağladığını söyledi. Erdoğan ile de Ukrayna’yı, Ortadoğu’daki çatışmaları ve İran’ı ele aldıklarını söyledi.

Türkiye coğrafi konumundan ötürü jeopolitik açıdan önemli bir kavşakta. Bu yadsınamaz bir gerçeklik. Saray rejimi de bunun farkında. Zirve üzerinden meşruiyet sağlama arayışındaki iktidar, jeopolitik satarak varlığını sürdürmeye çalışıyor.

Bu ithal “meşruiyet”in bir faturası var. Yeni sürümü piyasaya sürülecek olan NATO’da doğu kanadının yanında kuzeyde de önemli görevler veriliyor.

Saray rejimi buna dünden razı. Görev kâğıdına gönüllü yazılmış durumda. Türkiye’yi sadece NATO'nun güney (doğu) kanadını koruyan bir sınır ülkesi değil, Baltıklar’dan Karadeniz’e, Kafkasya’dan Ortadoğu’ya dört bir yanda kullanılacak bir “cephe ülkesi” yapmak istiyorlar.

360 DERECE NATO

Geçen hafta NATO Zirvesi kapsamında medya temsilcileriyle buluşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin NATO'daki yeni konumlanışına dair şu ifadeleri kullanacaktı: “Türkiye artık sadece NATO sınırlarını koruyan bir ülke değil, merkezi konumda bir müttefik. Türkiye NATO'nun 360 derece güvenlik anlayışının merkezinde. NATO'nun yalnızca doğudan gelen tehditlere odaklanması bir eksiklik. Zira tehditler artık tek yönden gelmiyor.”

Zirve pek çok yönüyle önemli. İktidarın sıkıyönetim ilan edercesine Ankara dahil pek çok kentte başvurduğu yasaklar olağan bir ev sahibi gayretkeşliğinin de ötesinde manalar içeriyor.

BİR ZİRVEDEN DAHA FAZLASI

ABD liderliğindeki küresel güç merkezleri yeni bir emperyalist düzen arayışında. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Amerika merkezli düzen su alıyor. Bu yeni emperyal düzen arayışında savaş sonrası 1949’da kurulan NATO da hegemon güç ABD’nin yönelimleri doğrultusunda biçimlendiriliyor.

ABD Savaş Bakanı Peter Brian Hegseth bunu "NATO 3.0” olarak duyurdu. Buna göre “ittifak”ın yapısı da, misyonu da, üyelere düşecek sorumluluklar da yeniden belirlenecek. Hegseth’in “Soğuk Savaş'ı kazanan NATO 1.0 modelini esas alan bir NATO 3.0 inşa ediyoruz” sözleri ittifakın kanlı pençelerini keskinleştireceğinin göstergesi.

ROLLER YENİDEN DAĞITILACAK

Ankara Zirvesi’nde Türkiye'nin ve diğer ülkelerin NATO içindeki yeri yeniden tanımlanacak. Rejimin niyeti belli. Türkiye’yi “ileri karakol”luktan merkeze çekerek daha fazla yük ve görev üstlenmek. Duran “Türkiye artık NATO'nun merkezinde” derken Ankara’nın pozisyonunu işaret ediyor.

ZİRVEDE ALINACAK KARARLAR

“3.0 vizyonu”nun temelinde Avrupa ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesinin bulunduğunu belirten NATO Genel Sekreteri Mark Rutte Ankara zirvesinde bu taksimatın yapılacağını söyledi. 7-8 Temmuz’daki zirvede şunlara karar verilecek.

• Külfet paylaşımı: Trump-ABD’nin dayatmasıyla üye ülkeler ilk etapta bütçelerinin yüzde 3’ünü, sonra da yüzde 5’ini savunmaya (NATO) harcayacak. Türkiye yüzde 3,5+1,5 hedefine 2030 sonunda ulaşmayı hedefliyor.

• Silahlanmaya yatırım: Savunma harcamalarının artırılması kapsamında askeri üretim kapasitesi büyütülecek. Silahlanmaya hız verilecek, tedarik süreçleri hızlandırılacak.

• Ukrayna’ya destek: Rusya ile savaş halindeki Ukrayna’ya mevcut destek daha da artırılacak. Bir askeri-mali paket daha hazırlanacak.

Ukrayna düğümün kopacağı yer. Trump’ın emir eri konumundaki Rutte, uzun vadede NATO açısından en büyük tehdidin Rusya olmaya devam ettiğini belirterek kuşatmanın devam edeceğini açıkladı. 

Rusya’nın yanında Çin, İran ve Kuzey Kore de radarda. Rutte’ye göre özellikle Çin’in hızla büyüyen askeri kapasitesi göz ardı edilmemeli.

TÜRKİYE'YE BİÇİLECEK GÖREVLER

• Sınırdan merkez üsse: Türkiye kuruluşundan bu yana NATO’nun güney kanadının uç karakoluydu. Yeni konseptte Baltıklar’dan Karadeniz’e uzanan hatta kuzey cephesinde de kritik roller alacak.

• Askeri sorumluluk: Türkiye 2028'den itibaren NATO'nun en kritik gücü olan Müttefik Mukabele Kuvveti (ARF) liderliğini üstlenecek.

• İttifaka cephanelik: Rutte Türkiye’nin savunma sanayi altyapısının NATO’nun caydırıcılığı açısından kritik önemde olduğunu söyledi. Bu alt yapı Rusya ile kapışmaya hazırlanan “ittifak” için kritik önemde. Duran bunu, “NATO'nun gelecekte yalnızca asker sayısına değil, üretim kapasitesine, teknolojik esnekliğe ve tedarik güvenliğine ihtiyacı olacak” sözleriyle açıklıyor.

• Kuzeye cephesinde bekçilik: NATO Rusya’ya karşı hazırlıkları yoğunlaştırırken Karadeniz cephesinde Türkiye kilit bir rolde. Boğaz’da konuşlandırılacak NATO Deniz Komutanlığı’nın ana hedefi Rusya olacak.

YENİ SAHNEDE TEHLİKELİ ROLLER

Rejime göre Ankara Zirvesi yalnızca bir ev sahipliği meselesi değil. Türkiye'nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne!

Saray Sözcüsü, “NATO'nun güvenlik haritası yalnızca Batı Avrupa merkezli değil, Güney ve Doğu Avrupa, Karadeniz ve Ortadoğu bağlantılı düşünülmelidir” derken Trump ile işbirliği içindeki rejimin Türkiye’yi NATO’nun merkezine yerleştirecek olmasının faturası tüm ülkeye çıkacaktır.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…