Grip sonrası kalp krizi ve zatürre tehlikesi
Görsel: sozcu.com.tr
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, gribin zatürre ve kalp krizi gibi hayati komplikasyonlara zemin hazırladığını belirterek, risk gruplarının aşılanması ve hijyen kurallarına uyulmasının önemine dikkat çekti.
Solunum yoluyla bulaşan ve influenza virüslerinin neden olduğu grip, hafif bir soğuk algınlığı sanılsa da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Hastalığın; zatürre, bronşit, kalp kası iltihabı ile beyin ve beyin zarı iltihabı gibi ağır tablolara neden olabildiği, özellikle kalp-damar rahatsızlığı olanlarda kalp krizi ve felç riskini artırdığı biliniyor.
Sözcü'de yayınlanan habere göre, İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, yüksek risk taşıyan kesimlerin mutlaka önlem alması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Erk, hastaların çoğunlukla yüksek ateş, titreme, kuru öksürük, şiddetli baş ağrısı, kas-eklem ağrıları, boğaz ağrısı ve aşırı halsizlik şikayetleriyle başvurduğunu aktardı. Bazı durumlarda bulantı, kusma, ishal ve burun akıntısının da eşlik edebildiğini belirten uzman, gribin basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olarak görülmemesi gerektiğini, ölümcül sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Risk grubunda yer alan 65 yaş üstü bireyler, kronik solunum yolu hastalığı (astım, KOAH) olanlar, kalp-damar ve diyabet hastaları, kronik böbrek yetmezliği bulunanlar, kanser tedavisi görenler, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, gebeler, çocuklar, bakım evinde kalanlar ve sağlık çalışanları için hastalık çok daha tehlikeli seyrediyor. Özellikle ileri yaş ve kronik hastalığı bulunanlarda ölümle sonuçlanabilecek durumların yaşanabildiği belirtildi.
Grip sonrası zatürre gelişme ihtimalinin arttığını belirten Prof. Dr. Erk, zatürrenin akciğer dokusunda iltihaplanmaya neden olduğunu ve çeşitli mikroorganizmaların bu duruma yol açabildiğini kaydetti. Viral enfeksiyonun solunum yollarında değişikliklere ve bağışıklık sisteminde zayıflamaya neden olduğunu, bunun da bakteriyel enfeksiyonların eklenmesiyle tablonun ağırlaştığını dile getirdi. İleri yaş, KOAH, astım, kalp, böbrek, karaciğer hastalıkları, diyabet, kanser tedavisi, sigara ve aşırı alkol tüketiminin zatürre riskini yükselten başlıca faktörler arasında olduğu ifade edildi.
Zatürrenin özellikle yaşlılarda sinsi seyredebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Erk, tipik belirtiler arasında yüksek ateş, titreme, öksürük, balgam, nefes darlığı ve göğüs ağrısının yer aldığını, bazen pas rengi veya kanlı balgam görülebildiğini aktardı. Ancak yaşlı hastalarda ateş olmaksızın sadece genel durum bozukluğu ve bilinç değişikliği ile hastaneye başvurulabildiğini vurguladı. Zatürre aşısının grip aşısının yerini tutmadığını, her iki aşının farklı etkenlere karşı koruma sağladığını ve uygun bireylerde her ikisinin de uygulanmasını önerdiklerini belirten Erk; 65 yaş ve üzeri bireyler, bağışıklığı baskılanmış kişiler, kalp, akciğer, böbrek-diyabet hastaları, dalağı alınmış kişiler, bazı nörolojik hastalıkları olanlar ve sigara kullananların zatürre aşısı açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Grip virüsünün sürekli mutasyona uğraması nedeniyle bir önceki yıl kazanılan bağışıklığın yeni sezon virüsüne karşı yeterli koruma sağlamayabileceği, bu yüzden aşının her yıl yenilenmesi gerektiği belirtildi. En ideal aşı zamanının ekim sonu ve kasım başı olduğu, koruyuculuğunun yaklaşık 6 ay sürdüğü ifade edildi. Aşının yüzde 100 koruma sağlamadığı ancak enfeksiyon ve komplikasyonların önlenmesinde en etkili araç olduğu vurgulandı. Korunmak için yalnızca aşının yeterli olmadığı; el hijyenine özen gösterilmesi, hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması, kişisel eşyaların ortak kullanılmaması, yaşam alanlarının temiz tutulması, dengeli beslenilmesi, yeterli uyku alınması, düzenli egzersiz yapılması, sigara ve aşırı alkolden uzak durulması gerektiği bildirildi. Ayrıca antibiyotiklerin virüslere karşı etkili olmadığı ve kendi başına ilaç kullanılmaması konusunda uyarıda bulunuldu.
TürkAta Haber Ajansı
Dünya Sağlık
THA - TürkAta Haber Ajansı