Diş hekimlerinden aile diş hekimliği talebi
Diş Hekimliği Sendikası öncülüğünde Ankara'da toplanan diş hekimleri, Sağlık Bakanlığı önünde aile diş hekimliği modeli ve iş yükünün azaltılması talebinde bulundu.
Diş Hekimliği Sendikası'nın çağrısı üzerine Türkiye'nin çeşitli illerinden başkente gelen diş hekimleri, Sağlık Bakanlığı binası önünde bir araya gelerek taleplerini dile getirdi. Sendika Kurucu Başkanı Banu Yıldırım, kamu hastanelerinde görev yapan meslektaşlarının ağır iş yükü, hastalara yeterli zaman ayıramama, emeklerinin karşılığını alamama ve sorunlarını yetkililere ulaştıramama gibi temel sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Yıldırım, yıllardır süregelen bu sorunların artık kalıcı çözümlerle giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Yıldırım, devlet tarafından finanse edilen, donanım ve işletme maliyetlerinin hekime yüklenmediği, kadrolu istihdam esasına dayalı kapsamlı bir Aile Diş Hekimliği modeli talep ettiklerini belirtti. Koruyucu sağlık hizmetlerine yapılacak yatırımın genç hekimlere istihdam yaratacağını, kamu hekimlerinin üzerindeki baskıyı hafifleteceğini ve vatandaşlar için sağlıklı bir gelecek inşa edeceğini ifade eden Yıldırım, en acil taleplerinin günlük hasta sayısının düşürülmesi ve tedavi sürelerinin uzatılması olduğunu söyledi.
Kamu kurumlarında her bir diş hekimine günde 21 MHRS randevusu, ayaktan gelenler ve devam eden tedavilerle birlikte toplamda 30 hastanın düştüğünü aktaran Yıldırım, bu durumun hastaya yalnızca 10-12 dakika ayrılmasına neden olduğunu kaydetti. Yıldırım, sağlık hizmetinin başarısının açılan randevu sayısıyla değil, tamamlanan nitelikli tedaviyle ölçülmesi gerektiğini vurgulayarak, süre yetersizliğinin tedavi kalitesini düşürdüğünü, ek randevu ihtiyacını doğurarak hastaları mağdur ettiğini ve kamu bütçesine ek yük bindirdiğini dile getirdi.
Sağlık Bakanlığı'nın hastane verileri üzerinden ölçümler yaptığını ancak bu incelemelerin saha gerçeklerini yansıtmadığını öne süren Yıldırım, hekimlerin hedef baskısı altında işlem üreten makinelere dönüştüğünü iddia etti. Bakanlığın ekranlardan takibi bırakıp sahaya inmesi gerektiğini savunan Yıldırım, 'Gören sistem' uygulamasının hekimlerin zorlu çalışma koşullarını, eksik personel yükünü ve tükenmişliklerini görüp görmediğini sorguladı. Yıldırım, iş yükünün azaltılması, ergonomik koşulların sağlanması ve meslek hastalıklarına karşı önlem alınması çağrısında bulundu.
Teşvik ek ödemelerinde kurum ve bireysel hedef katsayıları getirilmesinin çalışma barışını bozduğunu belirten Yıldırım, malzeme kalitesi veya laboratuvar hatası gibi idari sorunların hekimlerin sorumluluğuna yıkıldığını ileri sürdü. İşlem puanlarının Türkiye geneliyle kıyaslandığını ve ek gelir yaratılmadan mevcut havuzun hekimler arasında paylaştırıldığını ifade eden Yıldırım, emeklerinin karşılığını adil, güvenceli ve emekliliğe yansıyan tek kalem ücretle almak istediklerini açıkladı.
Devlet hastanelerinde yetersiz klinik altyapı, malzeme eksikliği ve yardımcı personel sıkıntısı nedeniyle hizmet sunumunda zorluk yaşandığını kaydeden Yıldırım, hekimlerin idari baskı ve mobbinge maruz kaldığını savundu. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi, teşvik ödemelerindeki hak kayıplarının giderilmesi ve sağlıkta şiddete karşı caydırıcı önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, 2008 sonrası göreve başlayan hekimlerin emeklilik mağduriyetinin giderilmesini ve mesleğin gerçek yükünü karşılayan bir yıpranma payı uygulanmasını talep etti.
TürkAta Haber Ajansı
Dünya Sağlık