UCSF araştırması: Kalp krizinde konum belirleyici
ABD'de yapılan yeni bir çalışma, kardiyoloji merkezlerinin erişim sorunu yaşayan bölgelerde kurulmasının ölüm oranlarını ciddi ölçüde azalttığını gösterdi.
Kaliforniya'da 2011-2022 yılları arasında yaşanan 590 bin 282 kalp krizi vakası incelenerek, acil müdahale merkezlerinin coğrafi dağılımının hayatta kalma üzerindeki etkisi ortaya kondu. Araştırma, hizmet eksikliği bulunan bölgelerde açılan yeni merkezlerin, mevcut tesislerin olduğu yerlerdeki ek yatırımlardan çok daha etkili olduğunu gösterdi.
Saglikaktuel'de yayınlanan habere göre, JAMA Network Open dergisinde yayımlanan çalışmada, 30 dakikalık sürüş mesafesinde perkütan koroner girişim (PCI) imkanı olmayan bölgelere yeni merkezler kurulmasının PCI uygulamasını %16 artırdığı saptandı. Bu durum, 30 günlük ölüm oranlarında %20, bir yıllık ölüm oranlarında ise %15'lik düşüşe neden oldu. Çalışma döneminde kırsal kesimdeki hastaların %81'inin bu acil hizmete erişemediği belirtildi.
UCSF Acil Tıp Profesörü Dr. Renee Y. Hsia, PCI altyapısının zaten mevcut olduğu yerlerde açılan ek merkezlerin sağkalım oranlarında anlamlı bir iyileşme sağlamadığını ifade etti. Dr. Hsia, sağlık yatırımlarının ticari talepler yerine toplumun erişim ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kısıtlı tıbbi kaynakların, coğrafi erişim açığı olan kritik bölgelere yönlendirilmesinin halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi. Araştırma sonuçları, yeni tesis planlamalarında merkez sayısından çok konumun hayat kurtarıcı faktör olduğunu öne çıkardı.
TürkAta Haber Ajansı