İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.071.338 ▼ %1,26

Sağlık

Kabızlık meme kanseri riskini artırabiliyor

Meme kanserinden korunmada düzenli ultrason MR ve mamografinin yanı sıra uyku, kilo kontrolü kabız olmamak ve D vitamini...

Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor. SÖZCÜ TV'de İpek Özbey'in sorularını yanıtlayan Dr. Çoruhlu, meme kanserinde erken teşhis ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekmeyi amaçlayan 'Meme Kanseri Farkındalık Ayı' kapsamında meme kanserinden korunmanın etkili yollarına dikkat çekti…

İpek Özbey'in sorularıyla 'Dr. Ayşegül Çoruhlu ile Longevity' programı Pazar 14.00'te tekrarı ise aynı gece 01.00'da SÖZCÜ Televizyonu'nda.

Kontrol yaşının 20'lere çekilmesi gerekir

Bence 20'li yaşlardan itibaren meme haritasını öğrenmek için ultrasonla takibe başlamak lâzım. Mamografi 40 yaşta duruyor ama 50-55 yaşından sonra ultrason ve mamografinin yanına MR da eklenmeli. Çünkü mamografi kalsifikasyonu, ultrason dokuyu, MR başka bir şeyi görüyor. Resmi bütün olarak tamamlamak gerekiyor. Erken teşhis tedavi sürecini tamamen değiştiriyor. Biyopside çok küçük bir alanda yakalanırsa lenfte yok, kemo yok, radyoterapi yok denilebiliyor. Evre 4'lerden bile dönüş var ama o eziyetleri niye çekelim?

Kimlerde risk daha yüksek?

Risk hesaplamada aile öyküsü ve genetik testler ilk sırada… İnternette "Meme kanseri riskiniz nedir?" başlıklı anketlerde yaş, doğum kontrol hapı kullanımı, çocuk sahibi olup olmama, anne-teyze-kuzende meme ve rahim kanseri öyküsü, uyku düzeni, kilo ve meme yoğunluğu gibi sorular soruluyor. Minik olasılıkla da olsa fikir veriyor… BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlar en yüksek riski oluşturur. Annede varsa kızlarına da bakılması gerekiyor. Kimileri 'takip edelim', kimileri ise daha radikal davranıp 'memenin içini boşaltalım' diyor. Ama bizim asıl konumuz ailede öyküsü olmayan, 8 kişilik listeden nasıl çıkacağını merak eden kadınlar. Örneğin vardiyalı çalışan kadınlar. Kuaförlerde de fön makinesi çok yüksek elektromanyetik alan yaydığı için istatistik bir tık yüksek.

8 kadından biri hâlâ risk altında

Meme kanseri, hâlâ kadınların bütün dünyadaki dramatik hastalıklar listesinde 8 kadında 1 olarak yerini koruyor. Eskiden 'Benim etrafımda değil' denirdi, şimdi herkesin yakın çevresinde mutlaka bir teşhis almış kişi var. Bir kadın 'Longevity ile ilgileniyorum' diyorsa, önce meme sağlığını takip etmek zorunda. Çünkü kadınlarda sağlıklı uzun yaşamın önündeki en büyük engel meme kanseri…

Plastik şişeden su içiyorsanız dikkat!

Klasik "40 yaşında mamografiye başla" yaklaşımı artık yeterli değil. Yeni istatistiksel çalışmalar 40 yaş altı meme kanserlerinde artış gösteriyor. Bunun nedeni genetik faktörlerin ötesinde çevresel maruziyetin etkisi büyük.

Hormon benzeri maddeler olarak adlandırılan ksenobiyotikler riski artırıyor: Hayvansal gıdalardaki hormonlar, bitkilerde kullanılan ilaçlar, plastikten su içmek, hele o suyun arabanın içinde ısınması, mikroplastik maruziyeti... Soluduğumuz hava, dokunduğumuz yüzeyler... Mesela alışveriş fişlerinin arkasındaki kaygan yüzey bile sahte östrojenik etki yapabiliyor. Tek başına hiçbiri çok önemli değil ama birikim olduğunda, özellikle genetik yatkınlığı olmayan kadınlarda bile riski öne çekiyor. Bu nedenle taramalara erken başlanması gerekiyor.

İŞTE RİSKİ AZALTMA YOLLARI

- Meme kanserlerinin çoğu hormon pozitif olması nedeniyle östrojenin vücuttan atılım yolu kritiktir. Vücudumuzdaki östrojen dahil hormonları karaciğer üstünden detoksifiye edip bağırsağa atıyoruz. Kabızlık olduğunda dışarı gitmesi gereken östrojen metabolitleri orada kalıp geri emiliyor, tekrar karaciğere geliyor. Yani yaptığın temizliği bir daha yapmak zorunda kalıyorsun. Kabız olmamak memeyi de korur.

- Kilo konusunu hormonal mekanizmayla açıklayabiliriz. Erkeklerde yağ dokusunda aromataz enzimi testosteronu östrojene çevirir. Kadında da fazla yağ dokusu, az da olsa testosteronu östrojene kaydırır. Meme dokusu zaten yağ dokusu. Bu dönüşüm tümör riskini artırır. Onkologların tedavi biten hastaya ilk söylediği 'Kilon iyiyse olasılık azalır' cümlesidir.

- Uykusuzluk da benzer şekilde etkilidir. Vardiyalı çalışan hemşirelerde, hosteslerde meme kanseri daha yüksektir. Uyku döneminin ve çalışma ortamının etkisi var. İdeal olan erken saatte uyumaktır. Geç yatınca vardiyalı çalışır gibi oluyoruz.

- D vitamini eksikliği de meme kanseri riskini artıran bir faktördür. Düzenli olarak vücudunuzu destekleyin.

Brokolide bulunan DIM maddesinin büyük gücü

Karaciğerin östrojeni atma hızı kişiden kişiye değişir, bu kahve ve alkol toleransındaki farklılık gibi görülebilir. Karaciğerin içini göremiyoruz ama attıklarına bakabiliriz. İdrar testi ile östrojenin karaciğerden atılırken bölündüğü 3 parçaya bakıyoruz. Biri masum, hep o olsun istiyoruz, adına literatürde 'good' diyorlar. Biri DNA hasarı ve tümöre yazabiliyor, ona 'ugly' diyorlar. Biri de fibrokistleri ve premenstrüel sendromu artırıyor, ona da 'bad' diyorlar. Oranlara bakarak risk hakkında fikir ediniyoruz. Bu dengenin iyiye kaydırılması için brokolide bulunan DIM (Diindolylmethane) maddesine değinmek isterim.

Brokoli, karnabahar meme sağlığını korur. İçindeki sülforafan antikanserdir. Onun da içinde DIM var. Bunu dışarıdan da almak mümkün. Konsantre brokoli gibi düşünün. Üstelik etkisi duble oluyor. Kötüye kaymış metaboliti iyiye doğru ittiriyor. Bu yüzden kadın doğumcular da artık biliyor ve öneriyor. Onkologların metastazdan korunmak için söylediği üç cümleyi de aktarmak isterim: "Kilonu koru, süt ve peyniri azalt çünkü büyütücü faktörler içeriyor, D vitaminini asla düşürme. D vitamini hem kanserin hem de tedavi sonrası metastazın önlenmesinde çok önemli. Ara vermeden almak gerekiyor.

Kahve uyarısı

Kahveyi hem fibrokistleri artırdığı için hem de osteoporoz için zemin hazırladığı için problem görürüm. Dolayısıyla sınırlı tüketmekte fayda var.

Farkındalık Ayı için 6 ödev

Çoruhlu, kadınlara bu ay için şu önerilerde bulundu:

1 - Sütyensiz kalmaya çalışın: Meme sıkıştığında içindeki lenf dolaşımı bozuluyor. Tümör olduğunda ilk bakılan yer koltuk altı lenfleri. Baskı olmasın diye eve gidince sıkı sütyenleri çıkarın.

2 - Kötü besinlerden uzak durun: Mümkün olduğu kadar işlenmiş, hormonlu, katkılı gıdaları tüketmemeye özen gösterin.

3 - Kabız kalmayın: Magnezyum gibi daha tolere edilen desteklerle de olsa bu sorunu çözün.

4 - D vitaminini garantileyin ve DIM'i kadın doğumcunuz ile konuşun.

5 - Diş kontrolü yaptırın: Eski kanal tedavileri içinde apse cepleri yapabiliyor. Bazı istatistiklerde tümörün olduğu tarafta diş kanal problemi de görülüyor. Diş hekimine kanal durumunu gösterin.

6 - Deodoranta dikkat: Koltuk altı lenfe yakın ince bir doku. Daha doğal, tuzdan yapılan ürünleri tercih edin. Sağ elinizi kullandığınız için sol koltuk altına daha fazla sürüyorsunuz, gözlemler sol dış kadranda tümörün daha sık olduğunu gösteriyor. Özetle saçınızı boyarken boyanızı, kozmetiğinizi güzel seçin.

Bunlar spekülatif gibi görünebilir, uzun çalışmaları yok ama mantık var. Amacımız oraya gitmeden önlemek. Tedavi alıyorsanız bu konuşma sizin için değil, onkoloğunuzundur.

Kaynak: Sozcu

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…