İçeriğe geç
  • Dolar 49,2152
  • Euro 55,0538
  • Sterlin 65,0588
  • Bitcoin 4.031.136 ▼ %1,69

Sağlık

'Göz sağlığınızı ihmal etmeyin'

'8 Ekim Dünya Görme Günü.' Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 1 milyar kişi önlenebilir veya henüz tedavi edilmemiş bir görme bozukluğu yaşıyor. Prof. Dr. Bozkurt Şener, "Bugün... Devamı için tıklayınız

Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü, Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bozkurt Şener, '8 Ekim Dünya Görme Günü'nde çağrıda bulunarak, görme kaybına yol açabilecek hastalıkların erken tanı ile kontrol altına alınabileceğini belirtti.

DÜZENLİ GÖZ MUAYENESİ

'Dünya Görme Günü' kapsamında toplumun göz sağlığı konusunda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini de belirten Prof. Dr. Şener, çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubunda düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekerek, "Göz sağlığı ertelendiğinde sonuçları yaşam kalitesini doğrudan etkileyebilir. Bugün, düzenli göz muayenesini hatırlamak ve görme sağlığını korumak için önemli bir fırsat. Görmeyi korumanın yolu, şikâyet beklemeden muayene olmak ve erken tanının gücünden yararlanmaktır. Gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemleri ve yapay zeka destekli analizlerden de yararlanılarak, hastalıklara erken dönemde müdahale edilebilir" dedi.

ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİ

Prof. Dr. Şener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Göz hastalıklarında erken tanı, görmeyi korumanın en önemli adımlarından biridir. Glokom, sarı nokta hastalığı, diyabete bağlı retina hasarı ve katarakt gibi birçok hastalık, erken dönemde fark edildiğinde tedavi süreci daha etkili yönetilebilir. Bu nedenle göz muayenesi yalnızca görme bulanıklığı başladığında değil, düzenli aralıklarla yapılmalıdır."

KALICI HASARA YOL AÇABİLİYOR

Görme sağlığının, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Şener, "Ancak birçok kişi göz muayenesini yalnızca gözlük ihtiyacı ya da belirgin görme kaybı ortaya çıktığında gündemine alıyor. Oysa bazı göz hastalıkları uzun süre belirti vermeden ilerleyebiliyor ve fark edildiğinde kalıcı hasara yol açabiliyor. Özellikle glokom, diyabete bağlı retina hastalıkları ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi rahatsızlıklar erken dönemde sessiz seyredebiliyor. Ani görme azalması, bulanık görme, ışık çakmaları, göz önünde uçuşmalar, gece görüşünde bozulma, gözde ağrı, kızarıklık veya ışık hassasiyeti gibi belirtiler ise ihmal edilmemesi gereken uyarılar arasında yer alıyor" dedi.

GÖRME KAYBI OLUŞMADAN HAREKETE GEÇ

PROF. Dr. Şener, göz hastalıklarının bir kısmının hastanın günlük yaşamında belirgin bir şikâyet oluşturmadan ilerleyebildiğini belirterek, "Bu nedenle düzenli muayene, hastalığı henüz tehlikeli evreye gelmeden yakalamak açısından kritik önem taşır. Görme kaybı geliştikten sonra değil, görmeyi koruyacak aşamada harekete geçmek gerekir" diye konuştu.

YAPAY ZEKA DESTEKLİ MUAYENE

GÖZ sağlığında teknolojik gelişmelerin, tanı ve tedavi süreçlerinde önemli bir dönüşüme neden olduğunu belirten Prof. Dr. Şener, yapay zeka destekli muayenenin erken tanıyı güçlendirdiğine dikkat çekerek, şöyle dedi: "Yapay zeka destekli teknolojiler özellikle erken teşhis açısından önemli bir yardımcı rol üstleniyor. Geleneksel muayene yöntemlerinin ötesine geçen yeni nesil teknolojiler, hastanın göz yapısını çok sayıda parametre üzerinden analiz edebiliyor. Retina, sarı nokta, kornea ve glokom açısından risk oluşturan bulgular, ileri evreye gelmeden değerlendirilebiliyor. Yapay zeka destekli analizler, yalnızca hastalıkların tespitinde değil, aynı zamanda lazer ve premium lens gibi cerrahi uygulamalara uygunluğun değerlendirilmesinde de yol gösterici. Hastaya en uygun tedavi planının belirlenmesinde teknolojik veriler ile hekim deneyiminin birlikte ele alınması gerekir. Tıbbın geleceği veriye dayalı öngörü; ancak bu verilerin doğru yorumlanması hekim tecrübesiyle mümkündür."

Kaynak: Sabah

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…